İçim Paramparça

Bu blog yazısını yazsam mı yazmasam mı diye çok düşündüm ama tutamadım kendimi. Bloguma da çok ara vermiştim içime hiç sinmiyordu bu mesafe… Sonunda aldım elime klavyemi ve başladım paramparça olan içimi dökmeye…

Okumadan önce başlatın şarkıyı arka fonda çalsın kısık bir seste.. İçim paramparça, okurken sizlerin de öyle olsun “parçalansın” yüreğiniz eskileriniz çıksın ortaya… Çığlıklar duyun karanlıklar içinden, gözleriniz korkuyla baksın size yaklaşanlara. Hiç kimseyi kabul edemeyin hayatınıza bir gün belki çekip giderler diye. Problemli gezin gündüzleri, geceleri gündüzü özleyin ; güneş açtığındaysa geceleri. Mahvolsun bütün hayatınız, bir günde dört mevsimi birden yaşayın. Sabahları ilkbahar gibi gelsin size mesela bugün güzel gelecek diyerek uyanın yeni güne ve öyle başlayın kahvaltınıza, öğleden sonra güzel geçtiğine inanın hayatınızın yazını yaşadığınızı zannedin fakat güneşin yavaş yavaş tepelerde yol almasıyla sonbahar yolculuğu başlasın ve hayat sersin yapraklarını yürüdüğünüz yollara, geceleri ise hep kar kış, kıyamet gibi geçsin. Beddua etmiyorum yanlış anlamayın, benim içim parçalandı sizin de parçalansın biraz, bırakın gerçekten parçalansın içiniz..

Mesela olmadı mı sizin de hiç çok sevdiğiniz birileri, uğruna ömrünüzü feda ettiğiniz ona çok güvendiğiniz ama sizi yarı yolda bırakıp giden kimse ? Oldu değil mi ? Peki neler söylediniz onun arkasından, ne kadar göz yaşı döktünüz hiç düşündünüz mü ? Benim içim neden mi parçalandı ? Evet biraz bu yüzden ama asıl sebebi sakladım okudukça anlayacaksın içimin neden paramparça olduğunu.

Yukarıdaki fotoğrafı görüyor musun ? İşte bu Batman’da çekildi. Otobüsün üstündeki yazıyı bir Türkiye vatandaşı olarak sen okuyup anlayabiliyor musun ?

Yorumu ve cevabı sana bırakıyorum, benim söz hakkım bitti ; zaten defalarca da game over oldum.

Şimdi bir de haber göstereceğim sana daha doğrusu bir blog oku lütfen “benim hatrım için”  : http://developer.pardus.org.tr/people/ozan/blog/?p=80

Tıkladın ve çok mu uzun geldi blog yazısı senin için, ben özet geçeyim o halde. Fakat öncesinde içiyorsan yak bir sigara içmiyorsan al bir kahve eline ve öyle oku bu satırları.

Türk mühendislerin geliştirdiği tamamen yerli üretim olan işletim sistemimiz Pardus’u duydun mu hiç ?

Logosunu yukarıda görüyorsun zaten, hiç duymadıysan biraz araştır lütfen yine “benim hatrım için”. İşte Pardus Microsoft’un Fatih projesinde kullanılacak her bilgisayara yaptığı 5 TL’lik lisans indirimi sebebiyle geliştirilmesi iptal edildi. Yani yabancı kaynaklı Microsoft’a boyun eğdi.

O kadar güzel bir ülkede yaşıyoruz ki aslında, onun için geliyor yabancı turistler ve her geldiklerinde hayran hayran geri dönüyorlar. Fakat yaşadığımız bu güzel coğrafyayı turistler için cennet haline getirirken kendimize yaşanması güç bir yer oluşturuyoruz. Halbuki ne olurdu devlet finansal olarak destekleseydi Pardus’u , doğumuz ile batımız arasında yıllardır süren bu kavgalar bitseydi ? Ne olurdu bir insan doğuluyum derken çekinmeseydi, bir batılı doğuya elini kolunu sallayarak rahatça gelip gitseydi ? Ne olurdu askeri polisi doğuda yüreği ağzında beklemeseydi ?

Ne olurdu güzel Türkiye’m biraz bizi “biz” gibi sevseydin !

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Kategoriler

Twitter’dan Son Haberler

%d blogcu bunu beğendi: