Doğal Hayat ve İnsan

Merhabalar ;

Bu yazımı bir köy evinden yazıyorum sizlere. Yeni nesil gençlerden birisi olarak dayanamam diye laptop getirdim yanımda. Ne kadar teknoloji olursa olsun köy hayatı bambaşka gerçekten. Üstelik çocukluğunuzdan beri dört duvar arasında temiz hava almaya hasret gittiyseniz. Birçoğumuz artık ailemizin geçmişinin köylere dayandığını söylemek dahi istemiyoruz. Zaman zaman küçükken benim için de durum farklı değildi. Fakat zaman içinde olgunlaştıkça insan herşey değişiyor elbette. Üstelik doğal yaşamı yakından gördüyseniz fikirleriniz tamamen değişiyor.

Köy hayatında gördüklerimi kısaca özet geçmek istiyorum sizlere. Bir defa trafik diye birşey yok 🙂 Sürekli bir araba sesi duymuyorsunuz. Bu yüzden çocuklar dışarıda gönül ferahlığıyla oyunlar oynayabiliyor sağa sola koşup birbirlerini kovalayabiliyorlar.   Kısacası küçüklüğünü burada geçiren çocuklar çok özgür bir ortamda yetişiyorlar. İkinci en önemli şey ise nüfusun çok daha az olması ve herkesin birbirini tanıması. Durum böyle olunca çok samimi bir ortam oluşuyor burada ve kesinlikle yapmacık davranan kimse olmadığından sizde olabildiğiniz kadar en doğal halinizi yansıtıyorsunuz, hatta içinizdeki bazı saklı şeyler bile ortaya çıkabiliyor. Benim şu an bulunduğum köy iklim olarak oldukça serin olmasından dolayı akşamları malesef semaverler eşliğinde bahçelerde çay içemiyoruz ancak gündüz vakitlerinde köyün ayak basılmadık bir tarafını bırakmıyoruz 🙂 Buraya gelirken çok aceleci davrandığım için fotoğraf makinemi getirmeyi unutmuşum ve bu yüzden sizlere şimdilik güzel fotoğraflar sunamayacağım. Sadece yazılı olarak anlatmaya çalışıyorum deneyimlerimi.

Çardakta biraz İngilizce çalışmak istemiştim ve şehirde bir kafeteryanın terasında gibi hissederek otururken bir vızırtıyla irkildim ilk başta. Sonra bunu sinek sandım fakat o kadar hızlı yaklaştı ve vızırtısının volümü o kadar yüksekti ki bunun arı olduğunu anlamıştım. Dedem evin hemen yan tarafında 2 tane kovan bulundurduğu için böyle şeylere her an hazır olmam gerekiyordu aslında ama tamamen unutmuşum 😀 Arının sadece yüzüme çarptığını hatırlıyorum sonrasında ise kendimi tokatladığımı ve eve doğru koşarak anneme seslendiğimi. Yaşınız kaç olursa olsun en ufak zorlanmada hemen anne diyorsunuz işte :)) Neyse annem arıyı sırtımda öldürmüş ve yere onu bırakışını izlerken yanağımdan arının iğnesini çekişini izledim. Meğer arı gerçekten çarpmış bana, o kısacık sürede nasıl yanağıma iğnesini geçirdi çok merak ettim. Ömrümde ilk defa bir arı tecrübesi yaşamadım ama böylesini ilk defa gördüğümü söyleyebilirim. Neyse ki metal bir eşya sayesinde şişten kurtuldum. Sonrası malum bahçeye yarım saat çıkamadım.

Burada henüz yeni olduğumu düşününce aklıma bir soru geldi. Acaba buradakiler ne tip şeyler yaşadılar. Örneğin bu köyün yakınlarına sık sık ayıların geldiğini de söylüyorlar. Hatta köylülerden birkaçı ayı saldırısı yüzünden hayatını kaybetmiş. Her ne kadar tek bir harf farklılığı var gibi görünse de arı ile uğraşmayı ayıya tercih ederim 🙂 Böyle düşününce neden insanların bu gibi yerlere kolay kolay alışamadığını anlıyorum. Daha önce hiç köy görmemiş birileri şu an bu yazımı okuyorsa eğer tek tavsiyem, akrabalarından birileri köyde yaşıyorsa yanlarına uğramaları. Birkaç saat bile olsa köyün havasını soluyun mutlaka. Yazımı yavaş yavaş sonlandırıyorum. Buraya kadar okuduysanız ve bana tahammül edebildiyseniz teşekkür borçluyum sanırım size. Ha unutmadan :

Herşeye rağmen köy hayatı oldukça güzel aslında.. Günümüzde şehirde yaşayan herkesin unuttuğu birşey var burada

DOĞALLIK

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Kategoriler

Twitter’dan Son Haberler

Hata: Twitter yanıt vermedi.Lütfen birkaç dakika bekleyip bu sayfayı tazeleyin.

%d blogcu bunu beğendi: